Granada Üçlemesi
Özet
Yirminci yüzyılın en
büyük edebî eserlerinden biri olarak gösterilen Granada Üçlemesi, Endülüs’teki
Müslüman hâkimiyetinin sona ermesini anlatan çok kuşaklı bir destan…
Yıl 1492… İber
Yarımadası’ndaki son Müslüman emirlik, Granada’nın anahtarlarını Hıristiyan
kral ve kraliçeye teslim eder. Böylelikle Avrupa’daki Arap krallığının son
kalıntıları da ortadan kaldırılır.
Granada’nın muzaffer yeni
efendileri kitapları yakarken mesleği kâğıtçılık olan Ebû Cafer zengin
kütüphanesini sessizce şehir dışına taşır. O ve ailesi, nesiller boyunca süren
bir kimliksizleştirme politikasıyla karşı karşıya kalır. Müslüman kültür ve
yaşamı zamanla yok edilir; bunu zorla Hıristiyanlaştırma, mallara el koyma ve
nihayetinde sürgün takip eder.
Mısırlı usta yazar Radvâ
Âşûr, yitik Endülüs’ü bir aile hikâyesi üzerinden anlatıyor. Tarihî kurgusunu,
umut, inanç ve dirençleri sayesinde uzun süre hafızalardan çıkmayacak
karakterlerle örüyor. Öyle ki bazı karakterler asimile olurken bazıları
dağlardaki özgürlük savaşçılarına katılır ve bazıları da Kristof Kolomb’un
“Yeni Dünya”sına kaçmayı başarır. Ancak bütün bunlar, her birinin engizisyonun
alevleriyle yüzleşmeden kendi yolunu bulup bulamamasına bağlıdır.