Kürtçe Metin-Türkçe Çeviri Seti
Kurte
Dîwan / Melayê Cizîrî (Kürtçe Metin-Türkçe Çeviri)
Kürtçe’de tasavvuf edebiyatının
bir şaheseri sayılan Melayê Ceziri’nin Divanını anlamak ve ondaki derin ve
lahuti mana iklimine girebilmek için sadece Kürtçe dilini bilmek elbetteki
yetmez. Çünkü geniş ve derin bir ilme, keskin bir marifete, zengin ve coşkun
bir aşka sahip olan Cezirî’nin şiirlerinde tarih, felsefe, estetik, tasavvuf,
belagat, nahiv, astronomi gibi fizik ve metafizik konular içiçe geçmiştir.
Ancak Mela, bütün bunları varılması ve ulaşılması gereken bir noktaya doğru
yöneltir, asıl maksuduna ve matlubuna hizmet yolunda ustalıkla kullanır.
* * * Cezîrî’nin şiirinde hakim
olan ruhun unsurlarını; ihtişam, hassasiyet, kendine güven ve dikkat olarak
özetleyebiliriz. Onun içindir ki, kendisinden önce gelen ve çoğu şairleri
etkisinde bırakan Hafız-ı Şirazî’ye bu noktada adeta meydan okur: “Nazmın
etrafa saçılmış incilerini görmek dilersen eğer, Gel Mela’nın şiirinde gör
onları, Şiraz’a gitmene ne hacet”.
Feqiyê Teyran (Kürtçe Metin-Türkçe Çeviri)
Feqiyê Teyran’ın şiirleri
inancın, sevginin, özlemin, arayışın ve duygunun yoğun şekilde yaşandığı bir
meydandır. Şiirlerinin içinde bazen bir nehir akar tabiata ve tüm varlıklara
can olur. Şiirlerinin bahçesinde gece gündüz durmadan bir bülbül öter. Bazen
bir derviş gelir gönlünü ve zihnini hayatın hercümercinden kurtararak şiirlerin
içinde tenha bir köşeye yerleşir. Kimi zaman ise hayatını silbaştan değiştiren,
yaşına ve konumuna bakmadan aşk ile yepyeni maceraların ardına düşen gözü kara
bir kahramana rastlanır. Bazen de aşkı kirletmemek için hayatından vazgeçen
âşıklara rastlanır.
Feqiyê Teyran şiirlerinde
kalemini fırça edasıyla kullanan bir şairdir. Tabiatın içindeki masalımsı
görüntüleri somut gerçekliğe dönüştürür ve okuruna tablo hâlinde sunar. Bazen
de bir heykeltıraş titizliğiyle davranır, sözleriyle dilberlerin güzelliğinden
heykeller yontar. Şiirini bir ruha dönüştürür ve tabiattaki bütün varlıklara
canlılık ve hareket kazandırır. Öyle ki, şiirleri okurken mısraların arasından
aniden üzerinize kuş sürüleri sökün eder.
Bütün bunların yanı sıra Feqiyê
Teyran, şiirlerinde, “Ey insanlar” diye hitap eden bir insan sevdalısı, bir
marifet ve irfan şairidir.
Mem û Zîn (Kürtçe Metin-Türkçe Çeviri)
Divê ne tenê wekî çîrokekê li Mem
û Zîna Ehmedê Xanî bête nêrîn. Ehmedê Xanî kitêba xwe ji bo ku deryaya dilê xwe
biniqutîne ser zeviya dilê me, kiriye hêncet û behaneyek. Herwekî ku ji
şekirîstina zimanê wî rêzik rijiyane ser dilê me û li ser dilê hezkerên zimanê
Kurdî. ** Ehmedê Xanê’nin Mem ve Zîn’ine sadece bir hikaye ve destan gözüyle
bakılmamalı. Çünkü Ehmedê Xanî bu kitabıyla gönlünün deryasını bizim gönüllere
damlatma fırsatı ve bahanesi bulmuştur.