Kürtler ve Kürdistan
Kurte
“Varoluş itibariyle
münferitlermişçesine, gazetelerde bazen birinci sayfa haberi oluyorlar. Oysa
büyük güçlerin bu yüzyıl içerisinde birçok defa Türkiye, İran, Irak ve Suriye
arasında rastgele paylaştırdığı on beş milyon kişiden oluşuyorlar. Irak’ta
olduğu gibi petrol üreticisi Kürdistan topraklarından uzaklara sürülmediyse de
her yerde ulusal azınlığa indirgenen Kürt halkı, kimliğini yaşayamıyor ve
dilini kullanma hakkı reddediliyor. Bu güzel eser, genel bir resim çizmekten
ziyade, ‘katledilerek’ ölmeyi reddeden bir ulusun hikâyesini anlatıyor.”
L’Histoire
“Kürtler: Genel olarak Türkiye,
İran ve Irak olmak üzere üç farklı devlet arasında paylaştırılan ve Suriye ile Sovyetler
Ermenistanı’nda da dikkate değer sayıda azınlık olarak yaşayan bir halk.
Kürdistan: Dağlık, denize kıyısı olmayan bir ülke. Halkı; çiftçi ve aynı
zamanda tüccar, İslam dinine mensup, kültürel düzeyi henüz çok gelişmediyse de
yurtsever duyguları her yerde canlı olan bir halk. Kürtler gerçekten
şanssızdır. Varoluş mücadelelerini aynı anda üç ülkeye karşı yürütmek
zorundalar. Ayrıca Maxime Rodinson’un da vurguladığı gibi onlar, ‘ezilenlerin
ezilenidir’ çünkü bağımsızlıklarını, daha önce Batı emperyalizminin kurbanı
olmuş ülkeler nezdinde talep etmeleri gerekti -ve bazıları hâlâ talep ediyorlar.
Fakat eskiden ezilen olma hâli, ezene dönüştüren özel sıfatlar bahşeder mi?
Dünyayı saran ilerici fikirler, üçüncü dünya ülkeleriyle çatıştıkları durumda
ulusal azınlıklara yüz mü çevirmelidir? Bilgili, dürüst, rahatsız edici ve
dolayısıyla şiddetle önerilebilecek bu kitabın temel sorusu işte budur.”
Jacques Juillard, Le Nouvel Observateur
“Uzman görüşleri ya da
‘dışarıdan’ söylemler sunmak yerine bizzat Kürt entelektüellerine söz veren bu eserin
takdir edilecek yanlarından biri, Şam, Bağdat, Tahran ve Ankara gibi
birbirinden farklı rejimlerin Kürt politikalarını, müsamaha göstermeden
incelemek ve karşılaştırmaktır.”
Le Monde