Solgun Romans
Özet
Göç, sürgün, insanlık halleri ve her
zamanki gibi başrolde kadınlar… Çağdaş Kürt edebiyatının en önemli
yazarlarından Fırat Cewerî’nin acıyı asla umutsuzluğa vardırmayan diliyle,
Solgun Romans hepimizin hikâyelerini anlatıyor.
Ne demişti Ermeni yazar Emerîkê
Serdar: “Cewerî küçük ayrıntılara eğiliyor, oradan derin bir fikir çıkarıp
gözler önüne seriyor. Düzyazının önemli bir ustası olacağını düşünüyorum.”
Almanya’dan Der Kleine Bund gazetesi ise “Fırat Cewerî’nin yaptığı gibi derin
soluklu bir hikâye sanatı kurmak, doğrusu, herkesin kârı değil”
diye selamlamıştı
Cewerî’yi.
Anneminse canına minnetti doğrusu,
ne zaman bir falcı görse kardeşim Yasin için fal baktırırdı. Yasin’in
Almanya’daki ikinci yılı dolmuştu o sıralar. Annem onun derdinden ötürü ne
yiyor, ne içiyor, ne doğru düzgün uyuyabiliyordu. Adını zikredip dövünüyordu.
Her neyse, Nûrikê içeri girdi, asasını duvara dayadı ve dört köşeli mindere
bağdaş kurup oturdu. Bilmem Nûrika Şabanî’yi hatırlar mısın? Erkeklere
benzer, ama adı Nûrikê’dir. Kimileri de hünsa olduğunu söylerler. Velhasıl,
hemen kalkıp mutfağa girdim ve fal için kahve yapmaya giriştim.